Ben şu anda yaşadığım yere 10 yaşımdayken taşındım…
Anlatacağım hikaye daha öncesine ait olduğu için bu bilgiyi vermek istedim başta…
Kapısı hiçbir zmn açılmayan bi salonumuz vardı çünkü salonu ısıtmak dünyanın en zor işiydi… neyse…
Küçüklüğümle ve o evle alakalı hatırladığım en net şeyi anlatıcam şimdi…
Küçük bi odamız vardı orda televizyon vardı… bu nedendir ki hepimiz aynı yerde olurduk her zmn.. –keşke diorum bazen öyle kalsaydık-
Saat 8:00-9:00 olduğunda küçük olduğum için onların televizyon izlediği odadan alınır annemin yatak odasına götürülürdüm… o küçücük evde en sevdiğim şeydi annemlerin yatak odasından görünen manzara… aslına bakılırsa hiç bişi de yoktu manzarada… sadece gökyüzü görebildiğin bi açıklık vardı o kadar ama bnm aklım hep o televizyon odasında kalırdı … ablam babamla oturur televizyon izlerdi ve ben uyumak zorundaydım…
Yok işte o kadar kolay vaz geçmicektim…
Annenim beni sallamasına ve sürekli ninni söylemesine karşı gözlerimi kocaman acar ona bakardım… inat diil mi uyumicam? Uyumazdım da..
Ta ki annem “ay dede ay dede ağzın nerde burnun nerde?” deyinceye kadar…
Çünkü artık anneme diil aya bakar hale gelirdim…
Garip ama annemin o kucağında ayı izlerken kendimi o kadar güvende hissederdim ki…
Ne ablamın orda babamla beraber televizyon izlediği umrumda olurdu ne de birazdan gözlerimin istemsiz bi şekilde kapanacağı…
O yüzdendir herhalde ne zmn birazcık bişilerden korksam yada kendimi güvence altına almak istesem gözlerim ayı arar hemen…
Bu günlerde hiç göremiorum onu… Kendimi o kadar güçsüz hissediorum ki… biran önce şu iğrenç bulutların gitmesini istiorum… karalık gecenin içinde bi tek onu görmek istiorum…
Bi gün size biri aya bak derse beni bi geçirin aklınızdan… çünkü muhtemelen o ben olacağım…
Yani bilin ki yanınızda güvende olduğumu biliorum…
Ay'a ayak basıldığı gerçeği koca bir yalan. kimse orayı feth edemedi. hiçbir insanoğlu oraya benim adıma konuşup, büyük adımlarını övüp, kibirle kötü bir video çekimiyle, pis ayak tabanlarını pudra yüzeyine basamadı. AY, sen bizim bakir, parlak, yüzünde yılların çizgileri ve çukurlarıyla dimdik duran anakucağımızsın. ben seni hilalken seviyorum, bazıları dolunayken seviyor. sen buna aldırma! her halinle ışıltılı güzelsin.
YanıtlaSil